
|
YOK ARTIK FINDIKLI CAFE CROWN ! O DEDİĞİNİZ SAKIN FINDIKLILI SİLAHTAR MEHMET AĞA OLMAYA
Taksim Sıraselviler'deki Kazancı yokuşu üzerinde sizi selamlayan hoş bir çeşme kalıntısı çıkar karşınıza. Osmanlı tarihinin en değerli müellifleriden bir tanesi olan ve mezarı da talihsizlikten kurtulamayan (Ayaspaşa mezarlığı ortadan kaldırılırken kim vurduya gitmiştir) Sihatar Fındıklılı Mehmet Ağa'ya ait zarif ve hoş bir çeşmenin kalıntılarıdır söz konusu olan. Çeşme 1723 yılında ölen Ağa'nın ruhunu şâd etmek amacıyla ölümünden 2 yıl sonra onun semtine yakın bir mevkide inşa olunmuş. Lale devri mimarisinin ihtişamına uygun bir görkemde inşa edilen bu yapının pek çok aksamının ne yazık ki ilgisizlik ve bakımsızlık yüzünden çalındığını ya da tahrip edildiğini değerli tarihçimiz Süheyl Ünver'in İstanbul belediyesince yayınlanan İstanbul Bülteni'nin 171. sayısında çıkan (Ağustos 2003) bir yazısından öğreniyoruz. Hoca, bu yapının Beyoğlu belediyesince görmezden gelinmesine haklı olarak içerliyor.
Şimdilerde ise çok hoş bir gelişme yaşanıyor. Zira en azından kalan parça (daha doğrusu parçanın üzerinde kalan yegane şey bir kitabe) elden geçirilmiş. Lakin belediye kendi reklamını yapan koca bir tabela yerine bu çeşmenin tarihi önemine vurgu yapan bir bilgilendirme levhası koysa kanımca daha isabetli bir iş yapardı. Son zamanlarda reklam piyasasında yaşanan patlamaların etkisinden midir nedir bilinmez belediyelerce yapılan imar işleri vatandaşın gözüne daha bir sokulur (!) oldu. "Mahallemize çöp kutusu koyan belediyemize teşekkürler", "trafomuzu boyayıp şirinleştiren sayın başkana şükranlar", "mahallemize park açan değerli başkana arz-ı ubudiyyetler". Yahu iyi de bu zaten "sayın" başkanın vazifesi. O halde şu tarz pankartlarda asılmalı; "Ramazanda bizi uyandıran Davulcu Süleyman'a saygılar", "Her sabah gazetemizi getiren kapıcı İlyas Efendi'ye minnetler", telefon açtığımızda suyumuzu beş dakkada getiren Kerkenez su bayisi Mahmut Abi'ye hörmetler". Haaa bir de reklam yaparken ihya ettikleri çeşmeye adını veren adamcağızın ismini doğru yazsalar yine gam yemiyeceğim. Efendim ol zatı muhterem Fındıklı (ya da cevizli, bademli) değil Silahtar Fındıklılı Mehmet Ağa'dır. Sanat tarihçisi olmadığım için restorasyon için birşey diyemeyeceğim. Ancak umarım isim yazımına gösterdikleri itina ile bir restorasyon işine girişilmemiştir. Herşeye rağmen yıllardır süren bir ayıbı düzeltmesi hasebiyle Beyoğlu belediyesine teşekkürlerimi sunarım. ![]() |
|
AYA TRİADA
Taksim'de gezinirken bu semtin sembollerinden biri olan Aya Triada Kilisesi'nin önünden geçtim. Niyetim İstanbul fotoğrafları arşivim için bir kaç poz fotoğraf çekmekti. Ancak kilisenin girişi kapılarının birinin hemen sağ duvarında gördüğüm bir işaret ciddi anlamda canımı sıktı. Belli ki kendini bilmez bir zat-ı naşerif tarafından oraya resmedilmiş. Belki de iş olsun diye kimbilir? her nedense bu manzara Mahatma Gandhi'nin şu sözlerini aklıma getirdi; Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelere dönüşür; Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür; Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür; Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür; Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür… |