
| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | ||||||
| 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 |
| 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 |
| 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 |
| 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 |
| 30 |
|
Kamondolar, Osmanlı Devleti içerisinde zaman zaman parlayan, zaman zaman sönen pek çok gayrimüslim aileden birisi olup, 19. yüzyıl Osmanlı yenileşme hareketlerine ve Yahudi cemaatinin sosyal yaşamına damgalarını vurmuşlardı. Ailenin ön plana çıkan ilk temsilcisi Abraham Salamon Kamondo yani Hasköy’deki harabe haldeki mezarın sahibi olan şahsın ilginç bir yaşam öyküsü vardır. Kamondoların ataları Seferad kökenli yani İspanyol göçmeni Yahudi ailelerindendi. Kamondolar 18. yüzyıla kadar Venedik’te yaşamış, oradan da İstanbul’a göç etmişlerdi. Abraham’ın çocukluğu çok da parlak geçmemiştir. Zira babası Ortaköy’de tellallık yapıyordu. Fakat kardeşi İzak ile elele veren Abraham, Galata’da I. Kamondo ve Şürekası (ortakları) isimli bir banka kurarak bankerliğe atıldı. Bir süre sonra Mustafa Reşit Paşa, Ali Paşa ve Keçecizade Fuat Paşa gibi Tanzimat devrinin baş mimarlarının sarraflığını elde ederken ülke dışında da dönemin en güçlü Yahudi aileleri olan Hirsh ve Rottschild ailelerinin İstanbul’daki temsilcisi oldu. Böylece ülke içinde büyük bir nüfuz elde etti. Bu güç öyle bir boyuta ulaştı ki Abraham, Osmanlı Devletinde gayrimenkul edinme izni alan ilk gayrimüslim oldu. Kamondo, kurduğu banka aracılığı ile önde gelen devlet ricali ve bazı müteşebbislere borçlar veriyor ama bu kişilerin borçlarını zamanında ödeyememesi durumunda ipotek edilen mallarına sahip olamıyordu. Bizzat Sultan Abdülaziz’den aldığı ve başkalarına emsal teşkil etmemesi kararlaştırılan bir ferman ile Osmanlı ülkesinde taşınamaz mülk edinebilme hakkına sahip olan ilk gayrimüslim oldu. Akıllı bir yatırımcı olan Kamondo, Galata’da büyük bir arazi elde ederek bankacılık sektörünün kalbinin attığı bu alanda pek çok han yaptırdı. Diğer yandan Bankalar caddesini Avusturya Lisesine bağlayan yokuş üzerindeki Kamondo merdivenlerini de yaptırtarak adını ölümsüzleştirmekten de geri kalmadı.
Fakat Reşit Paşa, Kamondo’dan borç alma konusunda ipin ucunu kaçırmıştı. Kamondo uzun zaman Devlet-i Aliye’ye de Reşit Paşanın yardımı sayesinde yüksek faizle borç verdiği ve yine Reşit Paşanın yetiştirmesi olan Ali ve Keçecizade Fuat Paşalara da sarraflık yapıp devlet içinde önemli bir güce ulaştığı için bu borçların birikmesine pek ses çıkarmamıştı. Ama 1857 yılına gelindiğinde Abraham Kamondo’da artık hoşnutsuzluğunu açıkça ifade eder olmuştu. Bu tarihte yorucu bir kabine toplantısının akabinde Reşit Paşa, evine gelmişti. Aslında Paşa için işler son zamanlarda hiç de iyi gitmemekte idi. Kendi yetiştirmeleri olan Ali ve Fuat Paşalarla zaman zaman ciddi zıtlaşmalar yaşayan Paşa, eski güç ve popülaritesini önemli ölçüde yitirmişti. Eve geldiğinde hamama geçen Paşaya tam da bu esnada Kamondo’nun geldiği söylendi. Paşa hizmetkarlarına” Evde yok” dedirterek alacaklı bankeri başından savmak isterdi. Fakat Kamondo’nun beklemeye karar vermesi ile zor durumda kalan Paşa, bir yandan hamamdaki ısının, bir yandan son günlerin stresinin ve son olarak da Kamondo karşısında düştüğü durumun sıkıntısına dayanamaz. Hamamda kalp krizi geçiren Paşa, oracığa yığılıp kalır. Murat Belge’nin ifadesiyle Kamondo, Osmanlı tarihinde sadrazam öldürmüş ilk ve son gayrimüslimdir. Abraham Kamandonun Reşit Paşadan alacaklarını tahsil edip etmediğini ise bilmiyoruz. Abraham ve onun Kamondo Bank’ı dönemin finans piyasasına damgasını vurmuştur. Abraham Kamondo, asıl şöhretini Bab-ı Ali’nin iki usta politikacısı, Islahat Fermanı’nın mimarları Ali ve Keçecizade Fuat Paşalarla olan ilişkileri sayesinde kazanmıştır. Kamondolar, Fuat Paşa’nın özel bankerleri oldukları gibi devletin ekonomisini elde tutan Ali Paşaya da güven telkin etmişlerdi. 1853-1856 yılları arasında süren Kırım Savaşı sırasında ise devletin bir numaralı bankeri konumuna geldiler. Osmanlı Devleti’nin 1856 yılına kadar dışarıdan borç para almayarak Galata bankerlerinden yaptığı borçlar vasıtasıyla kendi yağıyla kavrulmaya çalıştığını düşünürsek, Fuat ve Ali Paşa’lara bu denli yakın olan Abraham’ın büyük bir servet yapmasını daha iyi anlayabiliriz. Reşit Paşanın ölümü ve ardından da Ali ve Keçecizade Fuad Paşaların siyaset sahnesinde çekilmesi ile beraber aile de Paris’e göç hazırlıklarına başlandı. Zira 1856’dan itibaren Osmanlı Devleti, borçlanma işini her geçen gün daha da abartır olmuş ve Galata bankerleri devletin borç talebine yetişemez hale gelmişlerdi. Bunun sonucunda Kamondolar da yabancı sermaye piyasalarıyla daha yakın ilişkiler kurabilecekleri bir merkeze yani Paris’e gözlerini dikti. Ailenin göçü ilginç bir olayla hız kazandı. Banker Kamondo hanedanının kurucusu Abraham Kamondo Galata’da başlayan bankacılık kariyerine Paris’te devam etmiş, fakat öldükten sonra bile doğduğu şehirden vazgeçmemişti. Vasiyeti gereği cenazesi Hasköy’de yaptırttığı anıt mezara nakledilmişti. Ayvansaray Köprüsü üzerinden Mecidiyeköy’e uzanan yoldan geçen pek çok kimsenin gördüğü, duvarlarında sprey boyalarla yazılan yazılar yer alan harap yapı yazık ki Abraham Kamondo’nun anıt mezarıdır. İçi, dışından daha beter bir haldedir.
|