Ana Sayfa > KİTABİYAT > Arabi Harfler Terakkimize Mani Değildir
Arabi Harfler Terakkimize Mani Değildir

AVRAM GALANTİ; ARABİ HARFLER TERAKKİMİZE MANİ DEĞİLDİR

(çev: Fethi Kale), İstanbul 1996

 



           Çalışma Avram Galanti’nin Latin harflerinin kabulü meselesinin Türk kamuoyunda tartışılmaya başlandığı tarihlerde (1926’da Bakü’de toplanan Türkoloji kongresinde Latin harflerinin Türk dünyasında kullanılması meselesinin ortaya atılması üzerine) Akşam gazetesinde yayınladığı yazılar ile yine bu kitap vesilesiyle kaleme aldığı 10 makalenin toplamından oluşmaktadır. belki de makalelerinin toplamından oluşan bir kitap olması nedeniyle bazı fikirler sıkça tekrar edilmekte ve okuyucu açısından sıkıcı olabilmektedir. Ancak bu tür köşe yazılarının toplandığı çalışmalarda söz konusu duruma sıkça tesadüf edildiği de unutulmamalıdır.

Galante konu ile ilk olarak İzmir İktisat kongresinde 1923 yılında Latin harfleri meselesinin ortaya atılması vesilesiyle Darülfünunda Sami dilleri kürsüsünde müderris olması vesilesi ile ilgilenmeye başlar. Konu ile ilgili kitaplar kaleme aldığı gibi gerek Yeni Mecmua ve gerekse de Akşam gazetesinde çeşitli makaleler yayınlar. Ancak bu konularda pek çok kez orijinal noktalara değinmek yerine daha önceki fikirlerini tekrarladığını da hemen belirtelim.

Galante itirazlarını şu maddeler altında toplar;

1.                           Fenni ve felsefi ıstılahlar (Arapça ve Farsçadan yararlanarak bu vakte kadar geliştirilen tabirler ne olacak? Eğer Latin alfabesi ile bu ıstılahlar yazılacaksa Alman, İngiliz, Fransız versiyonlarından hangisi tercih edilecek? Zira üç dilde de yazım ve telaffuz farklılıkları var. Türkçe bunlara nasıl uydurulacak? Hadi uyduruldu, o zaman Türkçe ne kadar bağımsız bir ilim dili olacak? Istılah meselesi halledilemezse pek çok fen ve sosyal bilim sahasında sıkıntı yaşanacak, hatta belki de üniversite hayatı sönükleşecek

2.                           Eski kültürümüzle olan bağlantımız ortadan kalkacak, yeni nesil eskinin sanatına ve zevkine yabancı kalacak

3.                           Latin alfabesi ile yetişen nesil önemli ölçüde kitapsız kalacak. Zira 9 asırlık bir yabancılaşma söz konusu olacak

4.                           Ekonomi yaşantımız da zarar görecek. Çünkü Galante’nin hesabına göre alfabe farklılaşması Ortadoğuda bu alfabeyi kullanan yaklaşan 35 milyonluk nüfusla Türkiye arasındaki müstakbel ticari bağlantıları yok edecektir (Buna mukabil batı ile sağlanacak ticaretin hacmine Galante vurguda bulunmaz. Sanayisi gelişmemiş Türkiye’nin ortadoğuya ne şekilde hitap edeceği de koca bir muamma Ö.K.)

5.                           Arap alfabesini kullanan memleketlerle Türkiye arasında bir kültürel yabancılaşma hissi oluşacaktır

       Galante, Arabi harflerin bir takım kusurları olduğunu da kabul eder. Bunların en önemlileri özellikle sesli harflerin kullanımında ve yazımı esnasında yaşanan sıkıntılardır. Lakin Japonya örneğinde olduğu gibi (alfabesi Arabi harflere göre katbekat zor olup hece alfabesi düzenindedir. 1500-2000 muhtelif hecenin ezberlenmesinin yanı sıra 48 hece işareti içerir ve daktilonun üzerinde de 248 tuş bulunmaktadır) Geçmişle bağlantıyı kopartmaktansa bu zorluğa katlanmak daha evlâdır şeklinde görüş beyan eder. Nitekim Japonlar alfabelerini değiştirmemiş olmalarına rağmen Latin alfabesini kullanan İspanyollardan çok daha gelişmiş bir medeniyete sahiptirler (s. 32-34) diyerek tezlerini ispatlama çabası içine girer. Söz konusu tezleri daha önce kaleme aldığı bazı çalışmalarında da zikretmiştir. Bu anlamda benim Latin harflerine çevirdiğim "Küçük Türk Tetebbuları" ya da yayınladığım ismiyle "Türklük İncelemeleri" adlı çalışmada da epey bilgi bulunmaktadır. Tezlerin içinde haklılık payı olan fikirler olmakla birlikte ciddi anlamda eleştirilecek ya da güdük bırakılmış fikirler de yer almaktadır.
       Galante burada yer alan fikilerinden dolayı Kemalist devrime gönülden bağlı ve Atatürk'e karşı içten hürmet besleyen bir kişi olmasına rağmen iktidarla ters düşmüş ve bu konu hakkındaki görüşlerinin alınması amacı ile Dolmabahçe sarayındaki toplantıların birine davet edilmişse de hastalığını bahane ederek gitmemiştir. İlerleyen yıllarda da bu konu hakkındaki fikirlerini muhafaza edecektir. dönemin alfabe tartışmaları açısından bu çalışma mutlak okunması gereken hoş bir eser. Ancak diline sadık kalınarak Latin harflerine aktarıldığı için Osmanlıca ifadelere aşina olmayanlar için zorlayıcı olabileceğini de hemen ilave edelim.
Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

Ara
goog
eXTReMe Tracker