Gelen Yorumlar
Toplam 12 yorum,
1-12 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Üstadım sizi tebrik edirim. Ben de İstanbul'un tarihi eser tahribatına uykularım kaçarcasına kafayı takmış birisiyim. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğretim görevlisi ve İstanbul Üniversitesi Haber Ajansı editörü olarak çalışıyorum. 2001'e kadar 12 yıl Cumhuriyet ve TRT gibi kurumlarda gazetecilik yaptım. Bu konularla ilgili haberleri özellikle yapıyor ve öğrencilerime yaptırıyorum. www.istanbul.edu.tr/iuha sitesi ve google arama motorundan İÜHA mahreciyle çok sayıda Bizans ve Osmanlı eserinin tahribatıyla igili haberlerimize ulaşabilirsiniz.
Yusuf Ziya Ay
Güzel sözleriniz için çok teşekkürler Yusuf Bey, internet sayfanızı büyük bir heyacanla ziyaret etmek amacıyla bir teşebbüste bulundum ancak bilgisayarım ilgili sayfayı açamadı, ama tekrar tekrar deneyeceğim. Elinize kaleminize sağlık. Varolanı paylaşma ve bu konuya duyarlı insanlarla bir şekilde irtibatlı olma amacı zaten benim de bu mutevazı siteyi açmamdaki en büyük nedenlerden biri. Selam ve saygılarımı sunarım.
Önder Kaya
BİR TARİH ÖĞRETMENİ -SAMSUNDA GÖREV YAPIYORUM-OLARAK SİZİ İSTANBULUMUZUN,O GÖZBEBEĞİMİZ ŞEHRİMİZE MİRAS BİZANS ESERLERİNİN SON HALLERİNİ FOTOĞRAFLADIĞINIZ VE SON DURUMLARINI BELİRTTİĞİNİZ İÇİN TAKDİR VE TEBRİK EDERİM.
ANCAK BİLİYORUZ Kİ,BİZANS DEVLETİ KENDİNE HİÇBİR ZAMAN BİZANS DEMEMİŞ,DOĞU ROMA DEMİŞTİR.BİZANS İSMİ 17-18.YÜZYILDA ALMAN BİR TARİHÇİNİN KULLANIMIYLA MEŞHUR OLMUŞTUR.BİZANS İSTANBULUN İLK İSMİDİR.BİZANTİUM-CONSTANTİNEPOLİS-İSLAMBOL-İSTANBUL.
TÜRKLER ANADOLUYA İLK GELDİKLERİNDEN İTİBAREN,KENDİLERİNE ROMALI DİYEN BU İNSANLARA,KISACA VE YUVARLAYARAK 'Rum' DEMİŞLERDİR.
Bahadır Kayım'a
Haklısınız Bahadır bey, ne yazık ki şarkiyatçıların verdiği bu isim galat-ı meşhur olduğu için günümüze kadar kullanılagelmiş. Hatta Niketas Kahaniates 4. Haçlı seferinde İstanbul'a gelen Latinleri "barbar" olarak tanımlarken kendi devletinden bahsederken "Biz Romalılar" ifadesine yer verir. Bu anlamda paylaşımınız söz konusu durumun bir kez daha dile getirilmesi açısından isabet oldu.İlgi ve alakanıza teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum
Elinize sağlık tebrik ederim.
Önder Bey,
İstanbul'un Roma dönemi eserlerinin ilgisizliğini ve perişanlığını belgelemişsiniz. Bu konuda çok haklısınız. Çoğu eserde bırakın aydınlatmayı bir tanıtıcı levha bile yok. Halbuki, İngilizce,Fransızca,Almanca,Türkçe tanıtıcı tarihi levhalar konsa ne iyi olur.Böylelikle hem yabancı hem yerli turistler bilgilendirilmiş olur. Roma eserleriyle ilgili sorun şu, kimse onları 'kendinden' saymadığı için ilgilenmiyor, bilgilenmiyor; dolayısıyla sahip çıkmıyor. ama böyle gelmiş, böyle gitmez, bu konuda bir hamle yapılmalı...
Selamlar
Sayın Evren İşbilen'e;
Ne yazık ki bu konuda gerçekçi ve samimi yaklaşımlar içinde değiliz. Sonra da "Elin İtalyanı Romayı o biçim tanıtıyor da biz ikinci Roma olan İstanbulu PAZARLAYAMIYORUZ!! (Kİ ZATİ SON KELİME ŞEHRİN KÜLTÜREL DEĞERLERİNE BAKIŞIMIZN DA BİR ÖZETİ) diye hayıflanıyoruz."Mısır medeniyeti biliniyor da onlarla tarihin ilk yazılı anlaşmasını yapan Hitit medeniyetinin esamesi okunmuyor.Çorum bilinmiyor" diyip duruyoruz. Ah dediklerimize bir parça inansak, hamaset ve günü kurtaran işler yerine benimsenen,özümsenen yerellik bilinci ile yola çıkan projelere imza atsak. yaptığımız samimiyetsiz (ve kısa ömürlü) işleri bilboardlara taşıyop "efendim devir reklam devri" diye şişinmek yerine sessiz ama derinden yerel tarih bilinci olan nesiller yetiştirsek. velhasıluzar da uzar. ne yapaılm elimizden geleni yapacağız yangın karşısındaki karınca misali.
Selamve saygıalr bizden efendim.
Önder Bey,
İstanbul'daki Roma eserlerinin perişanlığında biraz da bizim "Bizans kompleksimizin" payı var sanıyorum. Zaten okullarda tarih dersinde İstanbul'un tarihini 1453'den başlatmıyor muyuz? Bizden önce burada büyük bir medeniyet kurmuş kültürleri yadsıyarak görmezden gelmeyi yeğliyoruz. Öğrencilere Orhun abidelerinin tarihiyle övünmeyi öğretirken, her gün önünden geçtikleri,hayatlarının bir parçası olan sütunlara,sarnıçlara,kemerlere, kalıntılara duyarlı, ilgili ve bilgili olmayı benimsetmiyoruz.Tarih yazımımız etno-santrik...Oysa ecdadımız bizden daha açık fikirliymiş. Mesela Fatih Sultan Mehmed, Yunanca,Latince öğrenmiş, Bellini'ye yaptırdığı tablonun kenarına üç taç koydurmuş. Roma Bizans ve Osmanlıyı sembolize etsin diye. Nerdee bizde ondaki dahiyane vizyon ?
Ben bu unutturma-unutma politikasının biraz da Bizans'ı toplumsal bilinçaltına itme dürtüsü olarak görüyorum.
Hürmetler...
Hocam ellerine sağlık,yazıları okudum da çok güzel olmuş,seninle irtibata geçmek isterim. Daha profesyonel bir site yapmak istiyorum sana tabi sende istersen ücretsiz olarak iletisim icin www.parstasarim.com
dalkavukluğa gerek yok
hoş bir adres
ancak
mecaz olmuş
fazla film seyretmiş
kaçırılmış gibi hakikat!!
mavi dünya
yeşil uhradır
savaşmak olamaz mavi
ancak serkeşlerin klozetidir!!!
yeşil hep üstündür
çoğunluğun üstünlüğü çöp içindir
şems için değil!!!!!!!!!!!!!
molla eklemiş.
| 08 Mart 2008 Saat
04:45
Merhaba Önder Bey,
Her şeyden önce paylaştığınız fotoğraflar ve bilgiler için çok teşekkür etmek istiyorum, küçücük cümlelerle İstanbul'u özetlemişsiniz neredeyse. Ancak küçük bir eleştiri yapmama izin verirseniz; fotoğrafları küçültmeden orijinal boyutlarıyla kullandığınız için sayfa çok geç açılıyor. Eğer onları küçültür ya da en azından sıkıştırabilirseniz, siteye de daha az yük olacaklarını düşünüyorum.
Saygıyla.
Gülay Özata eklemiş.
| 25 Haziran 2008 Saat
17:16
çok güzel brvo
xs eklemiş.
| 01 Eylül 2008 Saat
22:53