
| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | ||||||
| 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 |
| 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 |
| 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 |
| 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 |
| 30 |

Tarihin Gör Dediği, Hürriyet Tarih Dergisi içinde 15 Ekim 2003 – 3 Ağustos 2005 tarihleri arasında yayınlanan bazı yazıların birleşmesiyle oluştu. Çeşitli sayılarda yer alan bu yazılar, Yeditepe yayınlarının teşviki ile bir araya getirilerek derli toplu bir eser şekline dönüştürüldü.
Tarihin en güzel yönlerinden biri, geçmişte meydana gelen acı tatlı olayların günümüze kadar olan etkilerinin izini sürebilmeyi olanaklı kılmasıdır. Pek çok değerli araştırmacımızın da belirttiği gibi, tarihi eski fakat hafızası zayıf bir toplumuz. Bu nedenle değişen gündem konuları ile birlikte geçmişte yaşanan olayların toplumun geniş kitlelerine hatırlatılması tarihçilere düşmektedir. Elinizdeki çalışmada yer alan yazıların pek çoğunun ve bu arada kitabın adının ilham kaynağını da işte bu durum teşkil etmiştir.
Yazılardan bazıları gündemdeki politik olaylara atıfta bulunmak amacıyla, bazıları vizyondaki sinema filmleri dolayısıyla, bazıları da tarihin tozlu sayfalarında kalmış bir takım olayların hatırlatılması düşüncesiyle kaleme alındı. Yazılar, Hürriyet Tarih’te yayınlandıktan sonra, kalemimi farkında olmadan ilgi alanımı oluşturan belli konular üzerinde oynatmış olduğumu gördüm. Bu nedenle de kitabı ilgi alanları doğrultusunda, belli kategoriler etrafında şekillendirmeye karar verdim.
Birinci bölüm, ülkemizde gerek akademik, gerekse de popüler tarih yazımı tarzında son zamanlarda ihmal edilen Ortaçağ Tarihi yazılarına ayrılmıştır. Dönemin kaynaklarının satır aralarında kalan ilginç bilgilerinin okurla paylaşılması amaçlanmıştır. Adını Türk tarihine altın harflerle yazdıran Tuğrul Bey, İkinci Kılıçaslan, Birinci İzzeddin Keykavus, Selahaddin Eyyubi ve Melik Eşref gibi değerli hükümdarların başından geçen ilginç olaylara yer verilmiştir.
İkinci bölüm, altı asırdan daha uzun bir süre varlığını sürdüren Osmanlı İmparatorluğu tarihindeki bazı olayların gündeme getirilmesine ayrılmıştır. Bu olayların bazıları ise günümüzde meydana gelen bir takım gelişmelere ışık tutar niteliktedir.
Üçüncü bölümde tarihin gülen yüzüne işaret edilmeye çalışılmıştır. Osmanlıda nükte ve mizah anlayışı ile ilgili yazılar bu bölümde yer almaktadır.
Dördüncü bölüm Osmanlı İmparatorluğundaki çok kültürlülük ve farklı etnik yapılarla ilgili yazılara ayrılmıştır. Avrupa Birliği kapsamında gündeme gelen Azınlık Raporu tartışmaları, değerli müzisyenlerimizden Cem Karaca’nın ölümü sonrası İran mezarlığına gömülmesi gibi olaylar buradaki yazılardan bazılarına ilham vermiştir.
Spor tarihimiz de ne yazık layığı nispetinde ilgi görememiş bir başka alandır. Cem Atabeyoğlu ve Vala Somalı gibi değerli spor tarihçilerimizin yerini dolduracak genç nesil tarihçilerimizin yokluğu, günümüzde kendini şiddetli bir biçimde hissettirmektedir. Ataköy Olimpiyat Evi Kütüphanesi dışında spor üzerine yapılan yayınların toplu bir halde bulunabileceği tarzda kütüphanelerimizin sayıca yetersizliği de bu yöndeki sıkıntıları tetiklemektedir. Halbuki tarihsel süreç içinde spor, siyasi ilişkilerden ekonomiye kadar uzanan ilişkiler bağlamında önemli roller oynamıştır. Bundan dolayı Simon Kuper, İngiltere’de büyük bir ilgi gören kitabına “Futbol Sadece Futbol Değildir” adını vermeyi uygun görmüştü ki beşinci bölümdeki yazılardan biri de bu başlığı taşımaktadır.
Altıncı bölüm Hitler Almanyasında meydana gelen gelişmelere son bölüm ise Uzakdoğu Tarihi ile ilgili yazılara ayrılmıştır.