
| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | ||||||
| 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 |
| 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 |
| 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 |
| 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 |
| 30 |

İçinde yaşadığımız şehir nam-ı diğer şehr-i İstanbul, tarihsel süreç içinde pek çok önemli devreye şahit olmuş, devrilen nice imparatorluklar görmüş önemli bir şehirdir. Her şehrin bir ruhu olduğu söylenir ki bu durum İstanbul için de fazlasıyla geçerlidir. Yesari Asım Arsoy, Osman Nihat Akın gibi kendi bestekarlarını; Baki, Nedim, Yahya Kemal Beyatlı, Behçet Necatigil, Sait Faik Abasıyanık, Orhan Veli Kanık gibi kendi edebiyatçılarını yetiştiren bu şehir, kendi tarihçilerini yetiştirme konusunda da gayet başarılı olmuştur. Bizans dönemi uzmanı Semavi Eyice, Osmanlı dönemi İstanbulunun duayenleri Süheyl Ünver, Ahmet Refik Altınay, Reşat Ekrem Koçu, İlber Ortaylı bu anlamda ilk akla gelen isimlerdir. Mimar Sinan gibi büyük bir ustanın eserleri ile süslediği İstanbul ne yazık ki yakın zamanda yıkımlara da sahne olmuş, pek çok güzelliğini kaybetmiştir. Yıkımlara sahne olan semtlerin Aksaray, Ayaspaşa, Tarlabaşı ve Beyoğlu gibi semtler olması ise meselenin vahametini daha da büyük hale getirmiştir.
Toplum olarak genelde zenginliklerini ve değerlerini kaybettikten sonra hayıflanmayı çok seven fakat bu değerlere sahipken korumak, özümsemek için pek de istekli olmayan bir yapımız var. Bu yapının oluşmasında kamuoyunu yönlendiren basın yayın organlarıın, üst düzey belediye yetkililerinin ve belki de daha önemlisi sürekli göç alarak büyüyen ve şehre gittikçe yabancılaşan yeni bir İstanbullu kitlesinin varlığı önemi rol oynuyor. Ne yazık ki bilbordlara ünlü türkücüleri çıkarıp onlara “Ben İstanbulluyum” dedirtmekle İstanbullu olunmuyor. Zaten bu yolla ulaşılan İstanbullular için de İstanbul, Taksim Meydanından ibaret kalıyor. İstanbulluluk konusunda bilinçli bir nesil yetiştirilmeden, eski İstanbul olarak bilinen bölgeyi koruyacak gerekli kanunları çıkarıp tedbirleri almadan, değişen belediye iktidarlarına rağmen değişmez bir şehir politikası gütmeden bu harikulade şehri gelecek nesillere layığıyla aktarmamız pek de mümkün gözükmüyor. 50’li 60’lı ve 80’li yıllarda şehir modernleşmesi adı altında yapılan yıkımlara alkış tutan da, şimdilerde kaybettiği değerlere hayıflanan da aynı toplum olunca insan söyleyecek söz bulamıyor.
Elinizdeki kitapta yer alan Aya Poliektos Kilisesi, Fatih Medreseleri, Acemoğlu Hamamı, Şehzade Aşhanesi, Ahi Çelebi Cami, Amcazade Yalısı ve Cellat Mezarlığı’nı konu alan yazılar İstanbul’u İstanbul yapan bu yapılara dikkat çekmek amacıyla kaleme alınmıştır. Fakat ne yazık ki geçen zaman içinde Ahi Çelebi Cami’nin restorasyonuna başlanması dışında diğer yapılar için ciddi bir adım atılmamıştır. Aya Poliektos Kilisesi harabelerinin çevresi tellerle çevrilmiş fakat bu alan, işlevsel hale getirilmediği için sarhoşlar tarafından yırtılan teller bir işe yaramamıştır. Bugün de kalıntılar tuvalet olarak kullanılamaya devam etmektedir. Söz konusu eserler asli şekillerine bir zarar vermeden ya resmi kurumlar ya da sivil kurumlar tarafından restore edilmeli ve işlevsel bir kimlik verilerek kamunun hizmetine sunulmalıdır. Esasen Fatih medreseleri yine ilim amaçlı, Şehzade Aşhanesi de yine aslî fonksiyonuna hizmet eder bir halde yenilenebilir.
İstanbul, dünyanın en önemli tarihi ve turistik şehirlerinden biri. Fakat bu şehrin içinde öyle alanlar var ki, buraların yerel yönetiminin çok daha uzman ve kent kimliği konusunda bilgili kişilere emanet edilmesi, popülist bazı politikalardan kaçınılması büyük bir zaruret gereğidir. İstanbul’da yapılan belediye seçimlerinde Fatih, Eminönü, Eyüp, Beyoğlu gibi semtlerde partiler, şehircilik konusundaki en uzman adaylarını ortaya sürmek zorundadırlar. Buralarda yapılacak hataların yazık ki geri dönüşü yok. Ayasofya’yı yeniden inşa edemez, ikinci bir Süleymaniye yapacak Mimar Sinan’ı bulamazsınız. Halkın takdirine yönelik belediyecilik anlayışıyla yapılan her iş yazık ki olumlu sonuç vermiyor. Yani her halukârda halka hizmet hakka hizmet olmuyor.
Kitapta yer alan diğer yazılar da İstanbul tarihinin değişik fakat ilginç noktalarına dikkat çekmeyi amaçlayan yazılardır. İstanbul’un siyasi, kültürel ve spor tarihi ile ilgili bu yazılar, okuyucularına tatlı bir tebessüm yaşatırsa kitap amacına ulaşmış sayılacaktır.